Varlık Bilinci

 

    İnsanın üzerinde durduğu her yerde varlık gösterdiğini biliyoruz. Bahsettiğimiz varlığın maddi olduğunu da söylemeye gerek yoktur sanırım. Peki, manen gösterilen varlık nedir ve onu nerede görebiliriz?

    Attığın adımlar, aldığın kararlar... Var olma mücadelesi verdiğin her yer, manen gösterdiğin bir varlık bilincidir esasen. Burada kararın doğruluğunu ya da yanlışlığını tartışmıyoruz aslında. Sadece var olmasından, var olma mücadelesinden bahsediyoruz. Sözlerinin arkasında durabilmek, kararlı olabilmek, kendini dinletebilmek, belki de en önemlisi, dinleyebilmek... Tüm bunları başarmış insan, var olma mücadelesini veren, o bilinci kendinde oluşturan insandır esasen.

    Gelelim her zaman olduğu gibi madalyonun öteki yüzüne: Bu bilinci kendinde oturtamamış insana...

    Burada benim iki farklı insan gözlemim oldu. Biri, gerçekten var olmak için mücadele vermeyen, hâlinden memnun, karar almak ve onları uygulamak konusunda acelesi ve isteği olmayan, aldığı kararların altında ezilmekten korkan insan. Ki hayatın ve öğrenmenin doğal akışı hata yapmaktan geçer. Diğeri ise bu mücadeleyi verirken hayatın sadece kendisine ait olduğunu düşünüp kararlarını çevresini düşünmeden veren, bu sebeple etrafını kırıp döken insan...

    Baktığın zaman bu iki insan, birbirine zıt iki karakter gibi gözükse de ortak bir paydaları var: Varlık bilincini elde edememiş, topluma ayak uyduramamış olmaları.

    Her zaman söylediğimiz gibi insan bir yoldadır ve bu yolculuk hiçbir zaman bitmeyecektir. Bu bilinci elde etmek isteyen insanın, yolu neresi olursa olsun, adım atması, kendi varlığını kendi içinde sorgulayıp gideceği yolu seçmesi gerekir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yaşam Var Oldukça Var Olan Şey.

Dünyayı Fazlaca Seven Müslüman

Bir Duyguyu Yaşayabilme Nimeti