Ne İstediğini Bilmek

Hayatın içindeki sorularla debelenen bir insan resmi çiziyorum son zamanlarda...


Durmalı mı, gitmeli mi?

Bakmalı mı, görmeli mi?

Ne yapmak istediğine karar veremeyen, duracağı yeri bile tahayyül edemeyen birine hayat çok zalim gözükür. İşlerini, aşklarını yoluna koyamadığını düşünür durur…


Peki ya gerçek?


Kalbinin ve aklının rotası belli olmadığı için suçu hayatın kendisine yıkan insan, kararsızlığıyla vaktine yazık ettiği yetmezmiş gibi, suçlu bulduğu hayatın nimetlerini de göremez.


Sevmek, sevilmek, başarılı olmak belki de bir adım önündeyken atamaz o adımı.


Oyalandığı hayatın akıp gittiğini, hiç kimsenin ve hiçbir şeyin yerinde durmadığını fark ettiğinde artık çok geçtir.


Tüm bu belirsizliğin içinde aklının ve kalbinin kabuğunu kırmak, kendin için bir şeyler yapmak o kadar da zor değildir aslında.


Bir işi istiyorsan çok çalış.

Birini seviyorsan git konuş.


Dönen dünyanın içinde duran insan olma. Çünkü dünya senin etrafında dönemeyecek kadar büyük ve sen dünyanın dönüşünü durduramayacak kadar küçüksün.


Hayatın farkına vardığında, gerçek dünyanın tadını aldığında, kavganın bile bir umut olduğunu fark ettiğinde; renkler daha parlak, gökyüzü bile daha aydınlık gözükecek.


Atman gereken tek bir adım;

Aşman gereken tek bir engel var.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allah Kırık Kalplerde Dolaşır

Burası Benim Coğrafyam

Bir Duyguyu Yaşayabilme Nimeti